SATIŞLARININ TÜMÜ KREDİLİ
OLMAYAN DAVACININ, KREDİ KARTLARIYLA YAPTIĞI EMTİA SATIŞLARINDAN DOĞAN
KAYIT VE BEYAN DIŞI BIRAKILMIŞ HASILATI BULUNUP BULUNMADIĞININ, YASAL
DEFTER VE BELGELERİ İLE KREDİ KARTLARIYLA YAPILAN SATIŞLARA İLİŞKİN,
TAKSİT SENETLERİ, SLİPLER VE BANKA HESAP EKSTERLERİ ÜZERİNDE GEREKİRSE
BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILARAK SAPTANMASI VE BELİRECEK SONUCA GÖRE BİR
KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Temyiz Edenler : 1- ?
2- Şahinbey Vergi Dairesi Müdürlüğü-GAZİANTEP
İstemin Özeti : Gözlük ve gözlük malzemeleri ticaretine ilişkin işlemleri
incelenen ve Ocak, Şubat, Nisan, Haziran ve Eylül/2000 aylarında kredi
kartlarıyla yaptığı satış tutarlarından yaklaşık sekiz milyar lira noksan
hasılat bildirmesi nedeniyle kazancının bir kısmını beyan dışı bıraktığı
görüşüyle davacı adına 2000 takvim yılı için re'sen salınan vergi ziyaı
cezalı kurumlar vergisi ve fon payı ile kesilen özel usulsüzlük cezasını;
davacının, pos cihazı kullanarak yaptığı emtia satış tutarlarının, Ocak,
Şubat, Nisan,Haziran ve Eylül 2000 dönemlerinde katma değer vergisi
beyannameleriyle beyan ettiği satış hasılatlarının üzerinde olduğunun
inceleme raporu ve eki tutanakla açıkça tespit edildiği, diğer aylarda pos
makinesi kullanılarak yapılan satış tutarlarının, katma değer vergisi
beyannamelerinde bildirilen hasılatın altında kalması sözü edilen
aylardaki farklılığı izah edemeyeceği gibi kredi kartıyla yapılan emtia
satış faturalarının ilgili oldukları aylarda düzenlenerek, kayıt altına
alınması ve beyan edilmesinin gerek vergi mevzuatı gerekse muhasebe
ilkelerine göre zorunlu olması karşısında davacının aksi yöndeki
iddialarına itibar edilemeyeceği, ancak, Vergi Usul Kanununun 353'üncü
maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan belgelerin verilmediğinin,
alınmadığının veya bu belgelerde yazılı meblağdan farklı meblağlara yer
verildiği işlemin tarafları, konusu ve miktarı açısından açıkça tespit
edilmedikçe özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle özel
usulsüzlük cezasını kaldırmak suretiyle değiştiren Gaziantep Vergi
Mahkemesinin 20.1.2003 gün ve E:2002/1426, K:2003/80 sayılı kararının;
davacı tarafından, yıl bazında bakıldığında beyan edilen hasılat tutarının
kredi kartıyla yapılan satışlardan elde edilen toplam hasılatın üzerinde
olduğu, mail order yada slip çekme yöntemiyle taksitlendirme yapılan
kredili satışların inceleme elemanınca yanlış değerlendirildiği ve
vadeleri geldiğinde firmaları hesabına giren taksit tutarlarının yeni bir
kredili satışa ilişkin olduğu kabul edilerek matrah tespit edildiği;
davalı idare tarafından ise kesilen özel usulsüzlük cezasında yasaya
aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi
gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi : Enis Sivişoğlu
Düşüncesi : Vergi dairesi müdürlüğünce temyiz dilekçesinde ileri sürülen
iddialar mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına
ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
İnceleme elemanınca da tespit edildiği üzere davacının, yıl bazında toplam
satış hasılat tutarı, katma değer vergisi beyannamelerinde beyan ettiği
satış hasılat toplamıyla uyumludur. Ay bazında ise elde edildiği saptanan
satış hasılat tutarlarının, beyan edilen hasılat tutarlarıyla uyumsuz
olduğu saptanmıştır. Bu uyumsuzluk, bazı aylarda, beyan edilen hasılattan
daha fazla, bazı aylarda ise daha az hasılat edilmesinden kaynaklanırken
davacının, beyana göre fazla hasılatının bulunduğu saptanan aylar tenkit
edilmiş ve bu fazlalığın kredi kartlarıyla yapılan satışlardan elde edilip
kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılattan kaynaklandığı görüşüyle matrah
belirlenmiştir.
Davacının, kredili satışlardan kaynaklanan kayıt ve beyan dışı bırakılmış
hasılatın bulunmadığı, taksitlendirme yöntemiyle yapılan kredili satışlara
ilişkin olup vadelerinde hesaplarına giren her bir taksit tutarının yeni
bir kredili satışa ilişkin olduğu yanılgısına düşülerek matrah
belirlendiği yolundaki iddialarını destekleyici mahiyette olan kredi kartı
satış faturaları, slipler, senetler ve banka ekstreleri ile yasal defter
ve belgelerinin incelenmek ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak
suretiyle, doğacak sonuca göre yeniden bir karar verilmesi, vergi
incelemelerinin asıl amacı olan gerçek gelirin vergilendirilmesi açısından
zorunluluk arzetmektedir.
Açıklanan nedenlerle davacı temyiz isteminin kabul edilerek kararın sözü
edilen hüküm fıkrası yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Savcı : Sefer Yıldırım
Düşüncesi : Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen
nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın
dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının
onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Vergi dairesi müdürlüğünce, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar,
mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm
fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında
vergi incelenmesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu
araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmıştır. Amacı göz
önüne alındığında bir vergi incelemesi, işlemleri incelenen vergi
yükümlüsünce ödemesi gereken vergi miktarının gerçek duruma uygun
saptanmasını da gerektirir.
Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporu ve eki tutanak ile davacının,
katma değer vergisi beyannamelerinde bildirdiği yıllık satış hasılat
tutarının, dönem sonu gelir tablosunda yer alan hasılat tutarıyla uyumlu
olduğu saptanmasına rağmen yılın beş ayında, katma değer vergisi
beyannameleriyle beyan edilen hasılat tutarından daha fazla hasılat
kaydını gerektiren ve kredi kartıyla yapılan satışlardan elde edilip kayıt
ve beyandışı bırakılan hasılatı olduğu görüşüyle matrah belirlenmiştir.
Kredi kartlarıyla yapılan satışlara ilişkin fatura, kredi kartı taksit
senet ve slip örnekleri eklenerek sunulan temyiz dilekçesinde, kredi
kartlarından slip çekilmek suretiyle veya kredi kartı olmaksızın kart
sahibinden alınan kredi kart bilgileri doğrultusunda düzenlenen senetle
taksitlendirilen kredili satışlara ait faturaların satışın yapıldığı
dönemde düzenlenerek katma değer vergisi beyannamelerine intikal
ettirildiği, slip ve senetlerdeki taksit tutarlarının vadelerinde ilgili
bankalarca hesaplarına geçirildiği, inceleme elemanınca ise vadelerinde
hesaplarına geçen bu taksit tutarlarının kredi kartıyla yapılan ayrı bir
emtia satışına ilişkin olduğu varsayılarak matrah belirlendiği iddia
edilmiştir.
Kredili satışlara ait taksit tutarlarının hesaplarına geçtiği aylardaki
toplam hasılat tutarının, katma değer vergisi beyannamelerinde beyan
edilen hasılattan fazla olmasının doğal olduğu, bu taksitlere ilişkin
tahsilatın daha önceki aylarda faturaları düzenlenmiş, kayıt ve beyanlara
intikal ettirilmiş kredili satışlara ilişkin olduğu yönündeki davacı
iddialarının doğruluğu vergilendirmeyi etkileyecek niteliktedir.
Peşin emtia satışlarının da bulunması nedeniyle tüm satışları kredili
olmayan ve yıllık satış hasılat tutarı, katma değer vergi beyannamelerinde
beyan ettiği satış hasılatı toplamına eşit olan davacının, kredi
kartlarıyla yaptığı emtia satışlarından doğan ancak kayıt ve beyan dışı
bırakılmış hasılatı bulunup bulunmadığının, yasal defter ve belgeleri ile
kredi kartlarıyla yapılan satışlara ilişkin, taksit senetleri, slipler ve
banka hesap ekstreleri üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi
yaptırılarak saptanması ve belirecek sonuca göre bir karar verilmesi
gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk
görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı temyiz isteminin kabulüyle Gaziantep Vergi
Mahkemesinin 20.1.2003 gün ve E:2002/1426, K:2003/80 sayılı kararının,
vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve fon payına ilişkin hüküm fıkrasının
bozulmasına, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, yargılama
giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 21.12.2004
gününde oybirliğiyle karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:109)
BŞ/ÖEK
|