YATIRIM VE İSTİHDAM TEŞVİĞİNDE SON DURUM - 3

 

Altar Ömer ARPACI

Maliye Bakanlığı

Gelirler Kontrolörü

 

IV- 5084 SAYILI KANUNDA VERGİ TEŞVİKİ

5084 sayılı Kanunun amacı; bazı illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkânlarını artırmaktır.

Bu kapsamda söz konusu Kanunun 3’üncü maddesinde yer alan gelir vergisi stopajı teşviki ile belirli bölgelerde ek istihdam sağlayan işverenlerin, bu istihdam nedeniyle hesaplanacak gelir vergisinin tamamının veya bir kısmının, kamu tarafından üstlenilmesi ve bu suretle istihdam üzerindeki yükün azaltılması amaçlanmıştır. Bu teşvik daha sonrada belirtileceği üzere, muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin kamu tarafından üstlenilecek tutarının terkin edilmesi suretiyle uygulanacaktır.

5084 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde gelir vergisi stopaj teşviki aşağıdaki gibi düzenlenmiştir.

“31.12.2008 tarihine kadar uygulanmak üzere, 2'nci maddenin (a) bendi kapsamındaki illerde, 1.10.2003 tarihinden itibaren yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu iş yerlerinde çalıştırdıkları işçiler ile 1.10.2003 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu tarihten önce ilgili idareye vermiş oldukları en son dört aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilâve olarak yeni işe aldıkları ve bu iş yerlerinde fiilen çalıştırdıkları işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için % 80’i, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.

Terkin edilecek tutar, yeni işe alınan işçi sayısı ile asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken verginin çarpımı sonucu bulunacak tutarın organize sanayi ve endüstri bölgelerindeki iş yerlerinde tamamını, diğer yerlerdeki iş yerlerinde ise % 80’ini aşamaz.”

Kanun maddesinde de görüleceği üzere ücretlere ilişkin gelir vergisinde terkin edilecek tahakkuk eden vergi tutarı organize sanayi ve endüstri bölgeleri dışındaki işyerleri için % 80’dir. Bununla birlikte terkin edilecek tutar toplam itibariyle de sınırlandırılmak suretiyle  yeni işe alınan işçi sayısı ile asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken verginin çarpımı sonucu bulunacak tutarını aşamayacaktır. Organize sanayi ve endüstri bölgeleri dışındaki işyerleri için ise yine % 80’lik bir terkin sınırı getirilmiştir.

Gelir vergisi stopajı teşviki açısından kapsama Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca 2001 yılı için belirlenen fert başına GSYİH. tutarları 1500 ABD Doları veya daha az olan iller girmektedir. 2001 yılı sonrasında illerin fert başına GSYİH. tutarları değişse de kapsamda bir değişiklik olmayacaktır.

4325 sayılı Kanunda ise ücretler üzerinden kesilerek tahakkuk ettirilecek gelir vergisinin tutarı üzerinden kısıtlamaya gidilmemiş ancak bu vergilerin terkini değil ilgili döneme ait beyanname verme süresini izleyen ikinci yılın aynı döneminde ödenmek suretiyle ertelenmesi sağlanmıştı. 4369 sayılı Kanunla, tüm Türkiye’de gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin (işverenlerin) 1.1.1998 tarihi itibariyle faaliyette bulunan işyerlerinde 1.6.1998 tarihinden önce verdikleri dört aylık dönem bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak çalıştırdıkları sigortalılardan sendika üyesi olanların ücretlerinden bu suretle işe başlanılan aydan itibaren 36 ay süreyle kesilen ve beyan edilen gelir ve damga vergileri, beyanname verme süresini izleyen ikinci yılın aynı döneminde ödeneceği, diğer bir maddesinde ise, yukarıda belirtildiği şekilde işe alınan ve sendika üyesi olan işçiler işe başlatıldığı aydan itibaren 12 ay süreyle sigorta primine esas kazançları üzerinden tahakkuk ettirilecek primlerinin işveren hissesinin yarısının Hazinece karşılanacağı hükmü getirilmiştir.

Sözkonusu iki Kanundan 4325 sayılı Kanun Olağanüstü Hal Bölgesi ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde 1.2.1998 tarihinden sonra işe alınan ve nisap fazlası çalışanlar için uygulamanın getirildiği, 4369 sayılı Kanunla ise, işçilerin sendikalı olması ve 1.8.1998-31.12.1998 devresi itibariyle işçi çalıştırması şartları getirilmiştir.

Yine 4325 sayılı Kanunda 1.1.1998 ile 31.12.2000 tarihleri arasında yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin belirli şartları sağlamaları halinde gelir ve kurumlar vergisinden işe başlama tarihinden itibaren beş vergilendirme dönemi müstesna tutulmuş, bu süre sonundan sonra da işçi sayısı ile orantılı olarak 31.12.2007 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisine indirim oranı uygulanması hüküm altına alınmıştır.

Ancak 5084 sayılı Yatırımların ve istihdamın teşviki ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında Kanun’da ücret stopajında belirli tutarlardaki vergi terkini dışında başka bir vergi teşviki yoktur.Bunun doğal sonucu olarak işçilere ödenebilecek fazla mesai ücretleri sebebiyle tahakkuk edecek vergiler de vergi teşviki dışında bırakılmıştır.

Ayrıca bu Kanun kapsamından yararlanacak mükelleflerin muvazaalı işlemlerini önlemek açısından bir takım tedbirler de getirilmiştir. Bunlar;

- Mevcut ve faaliyette bulunan işletmelerin devredilmesi, birleşmesi, bölünmesi veya nevi değiştirmesi gibi hallerin gelir stopaj vergisi teşviki, sigorta işveren payları teşviki ve enerji desteği uygulamalarında yeni işe başlama olarak değerlendirilmez.

- Hazinece karşılanan SSK. işveren payları prim tutarlarının gelir ve kurumlar vergisi açısından dikkate alınmaz.

- Hazine tarafından karşılanan enerji giderleri, iadenin yapıldığı dönemde gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınır.

5084 sayılı Kanunun gelir stopaj vergisi açısından uygulaması ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı tarafından 1 seri no.lu Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliği (1) çıkarılmıştır. Buna göre;

a) Uygulamadan Yararlanacak Mükellefler:

Gelir vergisi stopajı teşvikinden Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca 2001 yılı için belirlenen fert başına GSYİH. tutarları 1500 ABD Doları veya daha az olan illerde;

- 1/10/2003 tarihinden sonra işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yarattıkları istihdam,

- 1/10/2003 tarihinden önce bölgede faaliyette bulunanlar yarattıkları ek istihdam, ölçüsünde yararlanırlar.

Uygulamadan sadece gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olanlar yararlanacaktır. Dolayısıyla, gelir veya kurumlar vergisine tabi olmayanlar bu teşvikten yararlanamayacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşlarına ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefi olması koşuluyla bu teşvikten yararlanacaktır.

Teşvikin uygulanmasında faaliyet konusu ile tam veya dar mükellefiyet esasında vergilendirilmenin bir önemi bulunmamaktadır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tâbi olan hizmet ve yapım işlerinin gerçekleştirilmesine yönelik faaliyetler ile ilgili olarak yaratılmış istihdam artışları nedeniyle gelir vergisi stopajı teşviki uygulanmayacaktır.

Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarınca 2886 ve 4734 sayılı Kanunlara göre ihalesi yapılan inşaat işleri (köprü, baraj, okul, kamu binası yapımı gibi) ile ulaşım, temizlik, güvenlik işleri gibi hizmet işleri teşvikten yararlanamayacaktır.

Devlet İhale Kanunu ile Kamu İhale Kanununa göre kamu kurum ve kuruluşlarınca ihalesi yapılan her türlü mal teslimi işlerinin gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun kapsamına dahil illerde faaliyette bulunan işletmeler gerekli diğer koşulları sağlamaları halinde teşvikten yararlanabileceklerdir.

1- Yeni İşe Başlama Dolayısıyla Teşvikten Yararlanma:

5084 sayılı Kanunun uygulaması bakımından yeni işe başlamaktan maksat, gelir veya kurumlar vergisi açısından ilk kez mükellefiyet tesisi veya kapsama dahil illerde yeni bir işyerinin kurulmasıdır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine ait olup 1/10/2003 tarihinden önce faaliyeti durdurulan işletmelerin, bu tarihten sonra yeniden faaliyete geçirilmesi yeni işe başlama olarak kabul edilmez. Bunlar bir sonraki bölümde açıklanacağı üzere yarattıkları istihdam artışı ölçüsünde teşvikten yararlanacaklardır.

2- Ek İstihdam Artışı Dolayısıyla Teşvikten Yararlanma:

Söz konusu bölgelerde 1/10/2003 tarihinden önce işe başlayanlar, 1/10/2003 tarihinden önce verdikleri en son dört aylık sigorta prim bordrosunda bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak yeni işe aldıkları işçiler için (yarattıkları ek istihdam ölçüsünde) teşvikten yararlanabilecektir.

01/10/2003 tarihinden önce verilen en son dört aylık sigorta prim bordosu 2003 yılına ilişkin Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını içeren “II. Dönem” bordrosudur. Ek bir istihdam yaratılıp yaratılmadığının tespitinde, bu bordroda Ağustos ayı ile ilgili olarak beyan edilen işçi sayısı dikkate alınacaktır. İşçi çalıştırılmaması nedeniyle bordro verme zorunluluğu bulunmadığı için bordronun verilmemiş olması halinde o işyeri için işçi çalıştırılmadığı kabul edilecektir. İşe alınan işçilerin tamamı ek istihdam olarak teşvik kapsamında değerlendirilecektir.

İşçi çalıştırılmış olmasına rağmen “II. Dönem” bordrosunun verilmemiş olması veya bordronun 1/10/2003 tarihinden sonra verilmiş olması halinde, 1/10/2003 tarihinden önce usulüne uygun olarak verilmiş olan en son dönem bordrosu dikkate alınacaktır.

Mevcut istihdamın kaydırılmasına yönelik işlemler, ek bir kapasite ve istihdam artışına neden olmayacağından, 5084 sayılı Kanunla getirilen teşviklerden yararlanılamayacaktır. Bu kapsamda Kanunun 6’ncı maddesi uygulaması dışında, kapsama dahil olan ve olmayan illerde bulunan işyerleri dolayısıyla birden fazla bordro verilmesi durumunda işçi sayısı olarak bu bordrolardaki işçi sayısının toplamı dikkate alınacaktır.

 

–––––––––––––––––––––

(1)   17 Nisan 2004 tarih ve 25436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.