YATIRIM VE İSTİHDAM TEŞVİĞİNDE SON DURUM - 2
Altar Ömer ARPACI
Maliye Bakanlığı
Gelirler Kontrolörü
III- 4325 SAYILI KANUNUN HÜKMÜ DEVAM EDEN İNDİRİM VE İSTİSNA HÜKÜMLERİ
A) 4325 Sayılı Kanunla Getirilen Kurumlar ve Gelir Vergisi İstisnaları:
4325 sayılı Kanunun 3/a maddesi ile, maddenin yürürlük tarihi olan 1.1.1998 tarihinden 31.12.2000 tarihine kadar Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında sayılan illerde yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu illerdeki iş yerlerinde fiilen ve sürekli olarak 10 ve daha fazla işçi çalıştırmaları şartıyla, münhasıran bu iş yerlerinden elde ettikleri kazançları işe başlama tarihinden itibaren yatırım dönemi dahil 5 vergilendirme dönemi gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Ayrıca bu kazançlar hakkında Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
4325 sayılı Kanunla getirilen söz konusu istisna uygulamasından yararlanacak olan mükelleflerin;
- Vergi teşvikleri açısından Kanun kapsamında yukarıda sayılan illerde 01.01. 1998-31.12.2000 tarihleri arasında işe başlamış olmaları,
- Kapsama dahil illerdeki iş yerlerinde fiilen ve sürekli olarak en az 10 ve daha fazla isçi çalıştırmaları,
gerekmektedir.
Hangi iş kolunda faaliyet gösterirlerse göstersinler, hizmet işletmeciliği dahil, her türlü ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet ile uğraşan ve yukarıda belirtilen şartları taşıyan bütün gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu istisnadan yararlanacaklardır.
İstisna münhasıran kapsama dahil illerdeki işyerlerinden elde edilen kazançlara uygulanacaktır.
Asgari 10 işçi çalıştırma şartı vergilendirme döneminin tamamında aranacaktır. Vergilendirme dönemi içinde yeni işe başlayan veya bırakanlardan faaliyet döneminde asgari 10 işçi çalıştırılması şartını yerine getirenler de istisnadan yararlanacaktır.
Kapsama dahil illerde aynı mükellefin birden fazla işyeri açması halinde bu işyerlerindeki işçi sayısı toplu olarak dikkate alınacaktır.
İşe başlanıldığı anda 10 işçi çalıştırma şartını yerine getirmemekle birlikte, daha sonra aynı yıl içinde bu sayıya ulaşanlar, istisnadan ancak izleyen yıldan itibaren ve yıl boyunca bu şarta uymaları halinde yararlanacaklardır.
İstisnadan yalnızca yeni işe başlayan mükellefler yararlanacaktır. Bu Kanunun uygulaması bakımından yeni işe başlamaktan maksat, gelir ve kurumlar vergisi açısından ilk defa mükellefiyet tesisi veya kapsama dahil illerde yeni bir işyerinin kurulmasıdır. Ancak ana merkezi veya üretim yeri kapsama dahil illerde olmadığı halde, satış pazarlama, dağıtım gibi faaliyetlerini muvazaalı olarak bu işyerlerinden yapıyor gösterenler istisnadan yararlanamayacaklardır.
4325 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin yürürlük tarihi olan 01.01.1998 tarihinden önce veya 31.12.2000 tarihinden sonra yeni işe başlamış olan mükellefler bu istisnadan yararlanamayacaklardır.
Anılan Kanun mevcut ve faaliyette bulunan işletmelerin muvazaalı işlemlerle kapsama alınmasına imkan verilmemektedir. Bu nedenle, mevcut işletmelerin devredilmesi birleştirilmesi veya nev’i değiştirilmesi halinde devir alan veya nev’i değişikliği yapan şirket açısından yeni bir işe başlama söz konusu olmadığından istisna uygulanmayacaktır.
4325 sayılı Kanun, olağanüstü hal bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde istihdam yaratılması ve yatırımların teşvik edilmesine yönelik bir kanun olup, kanunda öngörülen şartları taşıması nedeniyle vergi indiriminden yararlanan bir ferdi işletmenin Gelir Vergisi Kanununun 81/2’nci maddesi uyarınca sermaye şirketine dönüşmesi durumunda, Kanunun ilgili maddesinde öngörülen şartlar dahilinde faaliyetine devamı halinde kalan süre için vergi indiriminden yararlanabilecektir. (1)
Yukarıda belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin münhasıran kapsama dahil illerdeki iş yerlerinde gerçekleştirdikleri faaliyetlerden elde ettikleri kazançların tamamı işe başlama tarihinden itibaren yatırım dönemi dahil 5 vergilendirme dönemi gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Buna göre işe 1998 yılında başlanmışsa 1998-2002, 1999 yılında başlanmışsa 1999-2003, 2000 yılında başlanılmışsa 2000-2004 yıllarına ait hesap dönemleri kazançları istisna hükmünden yararlanacaktır.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 227’nci maddesinin ikinci fıkrası ile vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 12’nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları ve Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” in 7’nci maddesi ile yeminli mali müşavirlerce vergi mevzuatı yönünden tasdiki yapılabilecek olan konu ve belgeler belirlenmiş, anılan maddenin birinci fıkrasının mali mevzuatta yer alan teşvik, indirim, istisna ve muafiyetler yönünden başlıklı (G) bendinin (g) alt bendinde ise diğer teşvik, indirim, istisna ve muafiyetlerle ilgili işlemlerin tasdik kapsamında yer alabileceği öngörülmüştür.
Söz konusu Yönetmeliğin 7’nci maddesinin son fıkrasında ise, tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkartılacak tebliğlerle belirleneceği ve Yönetmelikte belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirlerin bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamayacakları belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı kendisine tanınan bu yetkiye dayanarak 4325 sayılı Olağan-üstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3'üncü maddesinin (a) bendi ile düzenlenen istisnadan yararlanılmasının yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporu ibrazı şartına 30 sıra no.lu 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği (2) ile bağlamış ve bu Tebliğ ile yeminli mali müşavirler tarafından bu çerçevede yapılacak tasdikin usul ve esasları belirlemiştir.
Buna göre; 4325 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin (a) bendi kapsamında elde ettikleri kazancın tutarı 100 milyar lirayı aşan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin istisnadan yararlanabilmeleri için yeminli mali müşavir tasdik raporu ibraz etmeleri zorunludur. Belirtilen nitelikteki kazançlarının tutarı 100 milyar lirayı aşmayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu zorunluluk kapsamında değildir. Bu tutar izleyen yıllarda Maliye Bakanlığınca ayrıca belirlenmediği taktirde her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda bir milyar liradan küçük tutarlar dikkate alınmayacaktır.
Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerinin tasdiki amacıyla (tam tasdik) kanuni süresinde sözleşme düzenleyerek beyannamelerini tasdik ettiren mükelleflerin, 4325 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin (a) bendinde düzenlenen istisnadan yararlanabilmeleri için ayrıca yeminli mali müşavir tasdik raporu ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu durumda istisnadan yararlanılması için gerekli şartların sağlandığının ve istisnanın gerçek tutarının sözkonusu Tebliğ çerçevesinde araştırılarak tespit edilmesi ve bu hususlara tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde yer verilmesi zorunludur.
Sözkonusu Tebliğ kapsamında yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdikin amacı; tasdik hizmeti verilen mükellefin 4325 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin (a) bendinde düzenlenen istisnadan yararlanılması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının ve yararlanılacak istisnanın gerçek tutarının araştırılması ve tespit edilmesidir. Araştırılacak asgari hususlar Tebliğe ekli rapor örneğinde belirtilmiştir.
Tebliğ ekindeki rapor örneğinde yer alan asgari bilgilerin aranması ve araştırılması zorunlu konu ve belgeler ile bunlara ilişkin defter kayıtlarının usulüne uygun olarak düzenlenmiş, kayıt nizamı ve muhasebe ilkelerine göre kaydedilmiş olması gereklidir. Yeminli mali müşavirler belgelerin geçerliliğini, usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini ve gerçeği aksettirip aksettirmediğini tespit etmek zorundadırlar.
İmza ve mühür kullanmak suretiyle tasdik yapan ve tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavirler, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere tasdikin doğruluğundan sorumludurlar.
Yeminli mali müşavirler, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.
B) İstisna Süresinin Sonundan İtibaren Uygulanacak İndirim:
4325 sayılı Kanunun 3/b maddesinde bu maddenin (a) fıkrasında belirtilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin fıkradaki istisna süresinin sonundan başlamak ve 31.12.2007 tarihinde sona ermek üzere, kapsama dahil illerdeki işyerlerinde fiilen ve sürekli olarak 10 ve daha fazla isçi çalıştırmaları şartıyla; münhasıran bu işyerlerinden elde ettikleri kazançları üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden, 10 işçi çalıştıranlarda % 40, 51 ve daha yukarı işçi çalıştıranlarda % 60 oranında indirim yapılacağı belirlenmiştir. 11 ile 50 arasında (50 dahil) işçi çalıştıranlar için uygulanacak indirim oranı ise, % 40 oranına, herbir işçi için 0.5 puan eklenmek suretiyle bulunacaktır.
Bu hükme göre 5 vergilendirme dönemi istisnadan yararlanan mükelleflerin, istisna süresinin bitiminden 31.12.2007 tarihine kadar kapsama dahil illerde bulunan işyerlerinde 10 veya daha fazla işçi çalıştırmaları şartıyla, münhasıran bu işyerlerinden elde ettikleri kazançları üzerinden hesaplanan vergiden yukarıda belirtilen oranlarda indirim yapılacaktır. İndirim oranı, kazanca değil, beyan edilen kazanç üzerinden hesaplanan vergiye uygulanacaktır.
Öte yandan, bu hükmün yürürlüğe girdiği 01.01.1998 tarihinden önce sözü edilen illerde işyeri bulunan ve 31.10.1997 tarihinden önce vermiş oldukları en son 4 aylık sigorta prim bordrolarında (3) bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak işe yeni aldıkları ve bu işyerlerinde fiilen çalıştırdıkları işçi sayısı 10 ve daha fazla olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de 01.01.1998-31.12.2007 tarihleri arasında yukarıda açıklanan indirimden yararlanabileceklerdir.
Bu madde kapsamına giren kazançlardan Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesine göre yapılacak tevkifat sırasında da sözkonusu indirim oranları dikkate alınacaktır.
Konuyu örneklendirirsek 17 Mayıs 2000 tarihinde Siirt’te açılan bir battaniye imalathanesinde Mayıs 2000 ayında 7 işçi çalışmış ve 1 Haziran 2000 tarihinden itibaren işçi sayısı 12’ye çıkarılmıştır. Yıl boyunca da çalışan işçi sayısı 10’un altına düşmemiştir. Bu durumda mükellef açılan bu işyerine ilişkin olarak elde edilen 2000 yılı kazancı nedeniyle istisnadan yararlanamayacaktır. Çünkü istisnadan faydalanabilmek için faaliyette bulunulan tüm dönem boyunca 10 veya daha fazla işçi çalıştırılması gerekmektedir. Mükellefin 2001 yılında devamlı ve fiilen 10 veya daha fazla işçi çalıştırması durumunda ise bu iş yerinden elde edeceği kazanç istisnadan faydalanacaktır. İstisna, başlanıldığı yıldan itibaren 5 vergilendirme dönemi kazancına ilişkin olarak uygulanacağından bu mükellefin istisnadan yararlanabileceği son yıl 2004 yılı kazancı olacaktır. 2005 yılından 2007 yılı sonuna kadar ise şartları taşımak kaydıyla Kanunun 3’üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen vergi indiriminden yararlanabilecektir.
–––––––––––––––––––––
(1) Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 28.05.2001 tarih ve B.07.0.GEL.0.40/4065-21/28242 sayılı muktezası.
(2) 31 Mart 2001 tarih ve 24359 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(3) 31 Ekim 1997 tarihinden önce verilmesi gereken son dört aylık sigorta prim bordrosu 1997 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsamaktadır. Dolayısıyla, 4325 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi hükmünün uygulanmasında, söz konusu tarihten önce ilgili idareye verilmiş son dört aylık sigorta prim bordrosunun Mayıs-Ağustos 1997 dönemine ilişkin olması halinde, bordroda Ağustos 1997 ayına ilişkin olarak belirtilen işçi sayısı, söz konusu döneme ilişkin sigorta prim bordrosu verilmemiş ise, verilen son sigorta prim bordrosunun kapsadığı dönemin son ayına ilişkin işçi sayısı esas alınacaktır.